
Ve şimdi reklamlar...Toplum mühendisliği ya da
gavurcasıyla söylersek 'civil engineering' denilen
-fenomen-i (bakınız çok elitim olgu demek yerine
fenomen demeyi tercih ediyorum , ah nerede benim
şarap kadehim...) uygulamaya girişmiş reklamcı
arkadaşlara anime karakterlerinin sahip olabileceği
boyutta açılmış gözlerle bakıyorum.Evet yaptığım
eylem bu.Bakma eylemini gerçekleştiriyorum belki
ama anlama eylemi gerçekleşir mi bilemem.Bu zatlar
bilinçsizce ( 4 ya da 2 yıl süreyle ) işin okulunu
okuyup(!) "reklamcı" ya da "reklam yazarı" oluyorlar
biliyorsunuz.İşte okuma faslı bittikten sonra kafaları
ütülenmiş bu arkadaşların %99'u (%1'e haksızlık etmek
istemedim) yaratıcı oldukları sanrısıyla ileri
derece depresyon ve şizofreniye mükemmel birer örnek
oluşturuyorlar.Bu nedenle bu arkadaşlara buradan
-yaratıcı olmayan biri olarak - nutuk atmak istiyorum:
Ey bilinçsiz reklamcı birey! Yaratıcılık kisvesi
altında önce sana , sonra da topluma yutturulan şey
ileri derece tüketim özentisidir.Sen reklam yaptığın
sürece , hedef kitlenin %99'u (%1 hala gönlümde ayrı
bir yerin var ) -fenomenlerle- (senin dilinden
konuşuyorum tatlım ) mutlu olduğunu sanmakta veya
mutluluğu çamaşır makinesi ya da tüy dökücü kremde
bulabileceğini düşünmekte.Bunun suçlusu sen değilsin
elbet , ancak içinde bulunduğun düzenin ve insan
manipüle etme durumunun yaratıcılık olarak adlandırılmasına
da izin verme.Bu sıradan birinin sıradan tavsiyesidir.
Gözlerinden öptüm reklamcı birey.
Reklamlar bitti...
Ruhların Sonbaharı-Kent Haruf
-
İnsanların ne söylediğini umursamadan, sadece kendi inandığımız doğrulara
göre yaşamak mümkün mü? Belki yaşlandığımızda, pek çok şeyin önemi
kalmadığ...
2 hafta önce

0 terliksi hayvan:
Yorum Gönder
Terliksi hayvanlar , birleşin !!...